Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

FERHAT TATLISES

Mart 2008 tarihli yazilar (sayfa 1)Mart 2008 tarihli diger ogeler resimler , videolar

SANA KOŞMAK İSTİYORUM

Yol uzak seni göremiyorum
gözlerimden yaşlar akıtıyorum
hasretimsin yüreğimin belası
sana gelmek istiyorum.

Sen yoksun diye ölüyorum
kadere ağlamıyorum gülüyorum
bendeki sevgini büyütüyorum
sana koşmak istiyorum.

FERHAT TATLISES

Sen Bu Şiiri Okurken

Sen bu şiiri okurken
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
Artık ne özlemlerini duyacaksın bıçak yarası
Ne de telefonların çalacak gece yarısı
Ve bu zavallı yüreğim  olmayacak artık
Kaprislerinin hedef tahtası...
Seni sana
Beni bir akıl hastanesine
Bırakıp gideceğim  bu şehirden

Nasılsa kavuşamadım sana
Nasılsa  dudaklarının kıyısına varamadım
Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
Ne yaptımsa
Bir türlü sana yaranamadım
Artık adressiz
Işıksız
Ve öylesine ıssızım
Dünlerin kadar eskiyim
Verdiğin acılar kadar paslıyım
İşte çıkıp gidiyorum hayatından
Nasılsa fark etmez senin için
Belki çok şanslı
Belki  de en yaslıyım

Günün Birinde

Bu devran hep böyle sürüp gitmez ki
Sen de solacaksın günün birinde
Aklına gelecek ayrılığımız
Pişman olacaksın günün birinde

Senin de saçına karlar yağacak
Senin de gözüne yaşlar dolacak
Elbette kalbini biri yakacak
Beni anacaksın günün birinde

Ne geri dönecek yolun olacak
Ne de tutunacak dalın kalacak
Korkarım pişmanlık sonun olacak
Yalnız kalacaksın günün birinde

Unuttum İşte

O senli yıllara bir çizgi çekip
Gönül defterini kapattım işte
Hasretle yanmaya değmezsin deyip
Gözümde yaşları kuruttum işte

Şimdi bu pişmanlık bimem ki niçin
Kaybeden sen oldun yan için için
Unutmaz demişsin sen benim için
Aldandın sevgilim unuttum işte

Sevgisiz yanar mı sevda ocağı
Belliydi bu aşkın yok olacağı
Söndürdüm içimde o yanardağı
Yaralı gönlümü avuttum işte...

Beni Unutamazsın

Beni unutamazsın bilirim, beni unutamazsın
Denizin durgunluğu, gözlerimi
Coşkunluğu, saçlarımı hatırlatır
Kulaklarını tırmalar sesim, hayatından silemezsin
Beni unutamazsın bilirim.

Parkın tozlu yollarında yalnız dolaşacaksın
Mutsuz gökyüzünde bir-iki yıldız, ışık tutacak karanlığına
Delikanlının biri uzanacak ellerine ansızın
Çaresizliğine, yalnızlığına irkileceksin
Ve daha sonra tarakta kalan saçlardan anlayacaksın ihtiyarladığını
Dudaklarının pembeliği solacak
Cilâsı çıkmış bir mobilya gibi eskiyecek güzelliğin
Kahrolacaksın!
Ve bir gün gelip, beni anlayacaksın.
Oysa; vakit çoktan geçmiş olacak

Ama sen yine de sözlerime aldırma.
Gözlerin zamansız ıslanmasın.
Çünkü, artık çocuk değilsin
Güneşin nereden doğduğunu bilirsin
Başka bir İstanbul olmadığını bilirsin
Ve seni nasıl sevdiğimi bilirsin
Ama gitmek istiyorsan, yine de sen bilirsin...

Bana Gel Deme

Ayağım ayağıma dolaşır sonra
Gözlerim büyür büyür, kocaman olur
Bakarsın dilim tutulur, hiç konuşamam
Bana gel deme!

Bırak umutsuzluğum bende kalsın
Yokluğunda eriyeyim bırak
Gözyaşlarım yağmurlaşır diyorum
Bana gel deme!

İşte resimlerine bakıp avunuyorum
Hayallerim yetiyor bana ne güzel
İnan dudaklarını ısırabilirim
Bana gel deme!

Zaten ölesiye hasretim aydınlıklara
Ve bitimsiz bir özleyiş bendeki
Kanatlanabilirim, uçabilirim belki
Bana gel deme!

Adımı Unut

Nasılsa ayrılık bu aşkın sonu
Sen de eller gibi adımı unut
Kader ikimize çizmiş bu yolu
Sen de eller gibi adımı unut

Seninle bu aşkı yaşamadık say
Birlikte gülüp de ağlamadık say
Böylesi unutmak daha da kolay
Sen de eller gibi adımı unut

İstemem söyleme bir tek kelime
Sen de eller gibi adımı unut
Değmesin artık hiç elin elime
Sar yeni aşkını benim yerime
Sen de eller gibi adımı unut...

RAKI İÇTİM ŞARAP İÇTİM

Yaz demedim kış demedim eğlendim
Rakı içtim şarap içtim sallandım
A canım sallandım

Ağzım yandı artık benden sevda pas
Yine dünya eski hamam eski tas
A canım eski tas

Kız demedim dul demedim eğlendim
Gide gele bir kötüye bağlandım
A canım bağlandım

Ağzım yandı artık benden sevda pas
Yine dünya eski hamam eski tas
A canım eski tas

GÜNEŞ DOĞMAYACAK

Rüzgarın önünde yaprak gibiyim,
Sellere kapılan bir dal gibiyim,
Izdırapla yüklü dertli biriyim,
Çileler önünde savruluyorum
Yaşadıkça hergün kahroluyorum.

Güneş Doğmayacak yaran üstüme,
belki gözlerimi kapatacağım
Ruhum bu dünyadan göçüp gidecek,
belki son günümü yaşayacağım
Belki de son günümü yaşayacağım....

Rüzgarın önünde yaprak gibiyim,
Sellere kapılan bir dal gibiyim,
Izdırapla yüklü dertli biriyim,
Çileler önünde savruluyorum
Yaşadıkça hergün kahroluyorum

Güneş Doğmayacak yaran üstüme,
belki gözlerimi kapatacağım
Ruhum bu dünyadan göçüp gidecek,
belki son günümü yaşayacağım
Belki de son günümü yaşayacağım....

SENİ SANA BIRAKMAM

Beni benden alırsan,
Seni sana bırakmam.
Yanı başımda olsan da,
Bir adım bile atmam.
Kadrimi kıymetimi,
Sana olan sevgimi,
Bilmedin, bileceğin yok.
Yalancı dostlarındam
Elalemin lafından
Geçmedin, gececeğin yok
oysa aşk denen rüya sana yeter banada
görmedin göreceğin yok
umudun dualarda
allah acır halime beni sana köle etmez

Bu gönül az mı,
Kahrını çekti?
Bensiz aşkın neye yarar ki?
Kaç kere kırdın,
Yerlere attın?
Yarılı kalbim affedermi?

sevgilim canım dedikçe
kendini gizler oldun
peşinden sürüklendim de
çokmu değerli oldun
bir aşk var birde aşık
iç içe karma karışık
senle hiç bir ilgisi yok
neden baktın gözlerime
neden yattın dizlerime
bunlarında bedeli yok

bu gönül azmı kahrını çekti
bensiz aşkın neye yararki?
kaç kere kırdın yerlere attın
yaralı kalbim affedermi?